Çok yol aldık.
Şu an yanımda benim yazmamı engellemek için masaya tırmanan bir bıdık var.Bu güzel sebepten yazamıyorum uzun zamandır.Evimizde bir hafta sonu...Bozcaadadan aldığım ada esintisi kahvemi aldım masaya,mutfakta hafta sonu tembelliği ile hazırladığımız atıştırmalıklardan kalma bulaşıklar,yerde ayağıma takılan oyuncaklar...kulağımda neşeli ayaklar çizgi filmine ait diyaloglar.
Üzerime doğru tırmanan bebeğimi babasına verdim.”Onu biraz oyalar mısın? Benim kalemimi istiyor.Çekmecede ona ait olanları ver.Hayır! O çekmece değil odasındaki !”
Evdeki kaos hiç bu kadar keyifli olmamıştı.Evet bazen söylendiğim zamanlar oluyor ama aslında bu biraz şımarıklık.
Kahvemden bir yudum alıp başlıyorum yazmaya...Oğlumla öyle hızlı yol alıyoruz ki günden güne hafta hafta herşey çok hızlı değişiyor.En keyifli zamanlar ise onun bana tepki vermesiyle başladı.Aldığımız yolu cümlelere sığdırmak öyle zor ki kelimeler yeterli gelmiyor.Bazen en basit anlar en gerçek ve en duygusal.Kendime onunla yapmayı en çok sevdiğim şeyler ne diye sorduğumda son zamanlarda yaptıklarımız geliyor aklıma.Oysa en başından beri herşey ilk ve özel.Onun bardaktan ilk su içtiği an bile kıymetli yada içtiği o suyu püskürtüp gülüşü...ilk gerçek kahkahası,bana doğru ilk gelişi,ilk tatları,ilk alkışı....Günümüze doğru gelecek olursak en başından beri değişmeyen şey su sevgisi.Balık burcu olmanın hakkını tam olarak veriyor.Her gün banyo ve cupcup savaşları,hayvan sevgisi ve taklitleri,sahilde kum oynamak,müzik ritmine ayak uydurmak en sevdiklerimizden.Yazmadan geçemeyeceğim meyve yemek ise hobilerimizden,öyle ki fotoğraf üzerinden bile yeriz.Günlük rutinlerimiz ile ilerliyoruz...Bizimde uykusuz geceler,diş sancıları oldu tabi ama bunları instamomlar gibi uzun uzun yazmak istemiyorum.
Kendime en çok sorduğum soru bebeğime olan sevgimi ona yeteri kadar hissettirebiliyor muyum? Onu günde sayısızca kucağıma alıyor öpüyorum çünkü çok hızlı büyüyor ve şimdiden kucağıma gelmek istemediği zamanlar oluyor.Küçük bir bebek gibi kucağımda oluşunu çok özleyeceğimi biliyorum.Onun tombik ayaklarıyla ayrı bir aşk yaşıyorum.Ayaklarını öpmeden uyuduğum tek gün yok.Ayakları 43 numara olan bir adam olduğunda umarım oda annesini aynı aşkla sever.
Şu an yanımda benim yazmamı engellemek için masaya tırmanan bir bıdık var.Bu güzel sebepten yazamıyorum uzun zamandır.Evimizde bir hafta sonu...Bozcaadadan aldığım ada esintisi kahvemi aldım masaya,mutfakta hafta sonu tembelliği ile hazırladığımız atıştırmalıklardan kalma bulaşıklar,yerde ayağıma takılan oyuncaklar...kulağımda neşeli ayaklar çizgi filmine ait diyaloglar.
Üzerime doğru tırmanan bebeğimi babasına verdim.”Onu biraz oyalar mısın? Benim kalemimi istiyor.Çekmecede ona ait olanları ver.Hayır! O çekmece değil odasındaki !”
Evdeki kaos hiç bu kadar keyifli olmamıştı.Evet bazen söylendiğim zamanlar oluyor ama aslında bu biraz şımarıklık.
Kahvemden bir yudum alıp başlıyorum yazmaya...Oğlumla öyle hızlı yol alıyoruz ki günden güne hafta hafta herşey çok hızlı değişiyor.En keyifli zamanlar ise onun bana tepki vermesiyle başladı.Aldığımız yolu cümlelere sığdırmak öyle zor ki kelimeler yeterli gelmiyor.Bazen en basit anlar en gerçek ve en duygusal.Kendime onunla yapmayı en çok sevdiğim şeyler ne diye sorduğumda son zamanlarda yaptıklarımız geliyor aklıma.Oysa en başından beri herşey ilk ve özel.Onun bardaktan ilk su içtiği an bile kıymetli yada içtiği o suyu püskürtüp gülüşü...ilk gerçek kahkahası,bana doğru ilk gelişi,ilk tatları,ilk alkışı....Günümüze doğru gelecek olursak en başından beri değişmeyen şey su sevgisi.Balık burcu olmanın hakkını tam olarak veriyor.Her gün banyo ve cupcup savaşları,hayvan sevgisi ve taklitleri,sahilde kum oynamak,müzik ritmine ayak uydurmak en sevdiklerimizden.Yazmadan geçemeyeceğim meyve yemek ise hobilerimizden,öyle ki fotoğraf üzerinden bile yeriz.Günlük rutinlerimiz ile ilerliyoruz...Bizimde uykusuz geceler,diş sancıları oldu tabi ama bunları instamomlar gibi uzun uzun yazmak istemiyorum.
Kendime en çok sorduğum soru bebeğime olan sevgimi ona yeteri kadar hissettirebiliyor muyum? Onu günde sayısızca kucağıma alıyor öpüyorum çünkü çok hızlı büyüyor ve şimdiden kucağıma gelmek istemediği zamanlar oluyor.Küçük bir bebek gibi kucağımda oluşunu çok özleyeceğimi biliyorum.Onun tombik ayaklarıyla ayrı bir aşk yaşıyorum.Ayaklarını öpmeden uyuduğum tek gün yok.Ayakları 43 numara olan bir adam olduğunda umarım oda annesini aynı aşkla sever.

Yorumlar
Yorum Gönder