Ana içeriğe atla

Clexane kullananlara...

Hamileliğimin en başından beri memnun kaldığımız doktorumuz ile yolu yarılamışken hatta yapılması gereken tüm testler ve önemli kontroller tamamlanmışken yollarımızı ayırmak durumunda kaldık.Bu durum beni başta biraz ürkütmüştü ama devam edemezdim.

(Clexane nedir? Ne için kullanılır?
Clexane bir kan sulandırıcıdır.Basit bir cümleyle anlatmak gerekirse kanınız benim gibi yoğun akıyorsa pıhtılaşmaya meyillidir.Hamilelik sürecinde bu risk daha da artar ve bu pıhtı bebeğinizi besleyen damarı tıkar ve ani bebek ölümlerine yol açar.Tıpkı benim başıma gelmesi gibi...
Genlerinizde pıhtılaşmaya yatkınlık olup olmadığını ancak genetik inceleme ile öğrenebilirsiniz.
Clexane de damarlarınızdaki kanın olması gerektiği gibi akışını sağlar ve pıhtılaşmayı önler.)

Gebeliğimin en başından beri coraspin ve clexane kullanıyorum.Bu durum zaten yeterince hassas bir durum.Geçmişte yaşadıklarımıda göz önüne aldığımızda, benim için ne kadar önemli olduğunu tahmin edersiniz.
Doktoruma 21 haftada kontrole gittiğimde ona ilk defa doğum zamanına yönelik soru sordum.Çünkü hanileliğin en başında bu konulara girmek doğru gelmemişti.Zamana bırakmıştım herşeyi.Doktoruma yönelttiğim soru clexane bırakma zamanı ile ilgiliydi.Bana coraspirin 32.haftada bırakıyoruz,clexane de 34. Haftada bırakıyorsun.Ben bütün hastalarımda böyle uyguluyorum demesi beni şok etti.Çünkü herkes için genel konuşması en başta benim güvenimi tamamen sarsmıştı.Ben en azından o zaman geldiğinde doğum zamanı durumuna göre karar veririz.Doğuma 1 hafta kala bırakırız demesini beklemiştim en azından.
Çünkü clexane kullanan bir gebe olarak tabiki bu güne kadar bu iğneyi kullanmış olan insnaların tecrübelerine bir çok kez danışmıştım.Çevremde kullanan insanlar ve doktorluk yapan hatırlı dostlarımız bana clexane etkş süresinin sadece 12 saat olduğunu ve doğum sırasında tehlike yaratmayacağından gebeliğin sonuna kadar kullanılması gerektiğini duymuştum.Böyle bir durumda 34. Haftada iğneyi bırakmak benim için büyük risk! 36-37 hafta deseydi belki biraz daha anlayışlı olabilirdim.Coraspin zaten 32. Haftada bırakma konusunda herkes hem fikir.
Böylelikle yeni doktor araştırması yapmak durumunda kaldım.
Bir vesile ile prof. Dr. Serkan Güçlü’den randevu aldım.
Bu süreçte benim için hayırlı olana Allahın beni yönlendirmesi için çok dua ettim.
Serkan bey ile randevumuz 1 aralık günü çok güzel geçti.Ben kafamda ona bu kadar zamandan sonra neden geldiğimi açıklayan bir sürü cümle ezber etmiştim.Böyle birşeye hiç gerek kalmadı,kendisi bana bu durumu hiç hissetirmedi.Muayne sırasında da laf arasında bana “32. Haftada coraspirin bırakıyoruz,zaten clexane bırakmıyoruz “ dedi. Bende ona benim doktor değiştirme nedenim buydu dedim.Nasip bugüneymiş.Doktorumuz için ilk gözlemim yazdığı makaleler ve yüksek maneviyatı oldu.Benim içinde maneviyat çok önemli.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yol alıyoruz

Çok yol aldık. Şu an yanımda benim yazmamı engellemek için masaya tırmanan bir bıdık var.Bu güzel sebepten yazamıyorum uzun zamandır.Evimizde bir hafta sonu...Bozcaadadan aldığım ada esintisi kahvemi aldım masaya,mutfakta hafta sonu tembelliği ile hazırladığımız atıştırmalıklardan kalma bulaşıklar,yerde ayağıma takılan oyuncaklar...kulağımda neşeli ayaklar çizgi filmine ait diyaloglar. Üzerime doğru tırmanan bebeğimi babasına verdim.”Onu biraz oyalar mısın? Benim kalemimi istiyor.Çekmecede ona ait olanları ver.Hayır! O çekmece değil odasındaki !” Evdeki kaos hiç bu kadar keyifli olmamıştı.Evet bazen söylendiğim zamanlar oluyor ama aslında bu biraz şımarıklık. Kahvemden bir yudum alıp başlıyorum yazmaya...Oğlumla öyle hızlı yol alıyoruz ki günden güne hafta hafta herşey çok hızlı değişiyor.En keyifli zamanlar ise onun bana tepki vermesiyle başladı.Aldığımız yolu cümlelere sığdırmak öyle zor ki kelimeler yeterli gelmiyor.Bazen en basit anlar en gerçek ve en duygusal.Kendime onunla ya...

Küçük beyefendi büyüyor

Ne kadar çok yol aldık bebeğim! Benim küçük erkeğim geliyor! Geçmez dediğim haftalar geçti gitti.Varlığın bana attığın o güzel tekmelerle öyle güzel bir hal aldıki anneciğim! Saatlerce dalıp o güzel tekmelerinle göz yaşlarına boğuluyorum.Şimdiden benim minik arkadaşım oldun annem.Elim karnımda sana herşeyi anlatıyorum,seninle konuşurken öyle güzel tepkiler veriyorsun ki bana.Gözümden yaş süzülüyor o an! İçim eriyor anneciğim sana. Evde “aşkım” dediğimde baban kendisine değil,sana seslendiğimi farkettiğinde hayatımın en büyük aşkının sen olduğunu anladı :) en büyük aşk evlat aşkıymış,evet! Bugün 24 haftalık hamileyim.Küçük erkeğim bize 13. Haftasında gayet net gösterdi erkekliğini :) o güzel boksör pozunu seneler sonra sana göstereceğim! Belki burayada eklerim :) O güzel hallerine aşık olmamak mümkün değil.O suyun içindeki buruşuk hallerin bana biblo gibi geliyor itiraf etmeliyim.

Yıl biterken

Yıl biterken her zaman düşünürüm.Bu yıl bana ne öğretti ? Ne getirdi ? Neler götürdü ? & beni ne kadar büyüttü...Şu geçtiğimiz yıl hayat bana öyle şeyler öğrettiki...insanın kendi tabularını yıkması zor olsada bana duvarlarımı yıkmayı öğretmeyi başardı.Olaylara bakış açımı tamamen değiştirdi.Öncelerde duyduğumda şaşırdığım şeyleri çok normal karşılar oldum mesela,artık hayatta herşey evet olabilir diyorum.Büyük konuşmamak gerek ve hiç birşey için asla dememek gerek.Bunu kendime kural edindim artık.Bu kuralı öğrenmekte çokta geç kalmadığımı düşünmüyorum.Yaş 28 çok geç sayılmaz... Öğredim ki; sabır nasıl güzel birşeymiş.Hayat sana sabrettiğinde mutlaka karşılığını hayallerinden öte,en cömert haliyle veriyormuş.Önemli olan sabırla beklerken isyan etmemeyi ve iyi niyetli olmayı sürdürebilmekmiş. Öğrendim ki; iyi niyet her defasında kazanmakmış.Hırs bana hiç bir zaman yarar sağlamadı.Kimilerine göre farklılık gösterecek bir durum bu...ama bana yaramıyor.Bana iyi gelmiyor.İşte hayatın...