Ana içeriğe atla

İlk randevu

Benim için en zoru buydu ilk randevu...
Kafamda ultrason ekranına karşı kocaman bir fobi oluşmuştu.
Öncelikle ufak araştırma ve tavsiyelerle Dr.Semih hızıroğlu'nun muayenehanesine gitmeye karar verdik.İlk görüşmemizde ben tabiki ağlaya ağlaya geçmişten bugüne hikayemi anlattım.Bebeğimi kaybetme nedenim kan pıhtılaşması olduğu için pıtırcığa gebelik sürecimde hergün clexane 4000 ve coraspin kullanma kararı aldık.Keseyi gördüğüm andan itibaren iğneye başladım.Daha sonra aynı hafta içinde pıtırcığı görmek için doktorun kapısını yeniden çaldık.Benim bu heyecanım ne olacak nasıl dizginlenecek hiç bilmiyorum kalp atımım yine binlere çıkmış hissediyordum.Eşimde bir oyana bir buyana gidiyor onunda içi eriyor ama hep bana bu defa herşey çok güzel olacak deyip elimi bırakmıyordu.İçeri girdik,kendimce bir totem yapıp gözlerimi kapattım doktor embriyoyu gördük diyesiye kadarda ekrana bakmadım.Sonra ekrana baktığımda doktor daha kalp atışlarını ekrandan gördüm ve tabiki yine ağladım...Nasıl ağlak bir insanım :) Çok şükür gözyaşım mutluluktan aktı.
7 haftalıkmış bizim pıtırcık.Annesi yesin onu benim minik bezelyem.
Çok şanslıyım bu defada çok minik bulantılar kendini gösterir gibi oldu ve sonra kayboldu.O konuda çok kişiye göre rahat gebelik geçiriyorum.Hafif yerleşme kasılmaları dışında çokta sıkıntı yok.
Tabi herşeyden tiksinmemi saymazsak...herşeyden aynı anda tiksindim ve acayip bir koku hassasiyetim var.Size bir apartmanda her katta ne piştiğini çok rahat sıralayabilirim.Parfüm kokusundan ayrıca nefret ettim.Bu aralar annemde kalıyorum çoğunlukla.Hamileyken dışarda yemek yemekte sağlık acısından çok mantıklı olmadığı için burada en azından mideme birşeyler gidiyor.Annemde  kısa bir süre daha mesaiye devam ederiz.Sonrasında şu ilk dönemi atlatıp evimize göçeriz.Evimizde bebeğimiz için hazır.Hamile olduğumdan habersiz tadilata kalkışmıştık.Odasının boyası parkesi hazır...Bu çocuk şanslı olacak ;)

Artık ultrason ekranında gözümde canlanan pıtırcığın kalp atışları!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yol alıyoruz

Çok yol aldık. Şu an yanımda benim yazmamı engellemek için masaya tırmanan bir bıdık var.Bu güzel sebepten yazamıyorum uzun zamandır.Evimizde bir hafta sonu...Bozcaadadan aldığım ada esintisi kahvemi aldım masaya,mutfakta hafta sonu tembelliği ile hazırladığımız atıştırmalıklardan kalma bulaşıklar,yerde ayağıma takılan oyuncaklar...kulağımda neşeli ayaklar çizgi filmine ait diyaloglar. Üzerime doğru tırmanan bebeğimi babasına verdim.”Onu biraz oyalar mısın? Benim kalemimi istiyor.Çekmecede ona ait olanları ver.Hayır! O çekmece değil odasındaki !” Evdeki kaos hiç bu kadar keyifli olmamıştı.Evet bazen söylendiğim zamanlar oluyor ama aslında bu biraz şımarıklık. Kahvemden bir yudum alıp başlıyorum yazmaya...Oğlumla öyle hızlı yol alıyoruz ki günden güne hafta hafta herşey çok hızlı değişiyor.En keyifli zamanlar ise onun bana tepki vermesiyle başladı.Aldığımız yolu cümlelere sığdırmak öyle zor ki kelimeler yeterli gelmiyor.Bazen en basit anlar en gerçek ve en duygusal.Kendime onunla ya...

Küçük beyefendi büyüyor

Ne kadar çok yol aldık bebeğim! Benim küçük erkeğim geliyor! Geçmez dediğim haftalar geçti gitti.Varlığın bana attığın o güzel tekmelerle öyle güzel bir hal aldıki anneciğim! Saatlerce dalıp o güzel tekmelerinle göz yaşlarına boğuluyorum.Şimdiden benim minik arkadaşım oldun annem.Elim karnımda sana herşeyi anlatıyorum,seninle konuşurken öyle güzel tepkiler veriyorsun ki bana.Gözümden yaş süzülüyor o an! İçim eriyor anneciğim sana. Evde “aşkım” dediğimde baban kendisine değil,sana seslendiğimi farkettiğinde hayatımın en büyük aşkının sen olduğunu anladı :) en büyük aşk evlat aşkıymış,evet! Bugün 24 haftalık hamileyim.Küçük erkeğim bize 13. Haftasında gayet net gösterdi erkekliğini :) o güzel boksör pozunu seneler sonra sana göstereceğim! Belki burayada eklerim :) O güzel hallerine aşık olmamak mümkün değil.O suyun içindeki buruşuk hallerin bana biblo gibi geliyor itiraf etmeliyim.

Yıl biterken

Yıl biterken her zaman düşünürüm.Bu yıl bana ne öğretti ? Ne getirdi ? Neler götürdü ? & beni ne kadar büyüttü...Şu geçtiğimiz yıl hayat bana öyle şeyler öğrettiki...insanın kendi tabularını yıkması zor olsada bana duvarlarımı yıkmayı öğretmeyi başardı.Olaylara bakış açımı tamamen değiştirdi.Öncelerde duyduğumda şaşırdığım şeyleri çok normal karşılar oldum mesela,artık hayatta herşey evet olabilir diyorum.Büyük konuşmamak gerek ve hiç birşey için asla dememek gerek.Bunu kendime kural edindim artık.Bu kuralı öğrenmekte çokta geç kalmadığımı düşünmüyorum.Yaş 28 çok geç sayılmaz... Öğredim ki; sabır nasıl güzel birşeymiş.Hayat sana sabrettiğinde mutlaka karşılığını hayallerinden öte,en cömert haliyle veriyormuş.Önemli olan sabırla beklerken isyan etmemeyi ve iyi niyetli olmayı sürdürebilmekmiş. Öğrendim ki; iyi niyet her defasında kazanmakmış.Hırs bana hiç bir zaman yarar sağlamadı.Kimilerine göre farklılık gösterecek bir durum bu...ama bana yaramıyor.Bana iyi gelmiyor.İşte hayatın...