Ana içeriğe atla

Yenileniyoruz...

Ben geldim...
Hemde minik pıt pıtlar ile birlikte!
İyileşmeden yazmayacağıma söz vermiştim kendime.Bunca zaman içerisinde çok zor anlar yaşadım ama artık bunlardan söz etmek istemiyorum.Çünkü annesinin  artık onun için hazır olduğunu duyan birileri,bir haziran gecesi gelmişte bize temmuzda haber vermiş :)
Bir temmuz akşamında yapılan kan testi ile bıcırığın benimle olduğunu öğrendim.Allahım öyle bir mucize verdiki hamile olduğumu öğrendiğim anda gözyaşlarıyla ağzımdan ilk çıkan cümle "kendimi 18 yaşına geri dönmüş hissediyorum" oldu...Eşim ve ben gözyaşlarımızı tutamadık.Bizim için çok karmaşık duygulardı.Gelen kocaman mutluluk hissi içinde büyük korkular saklıyordu aslında.
2. Bebek fikri için kafamda öyle çok endişelerim vardı ki ,endişeler içinde bir süre zaten yeni bir bebek fikrine uzak durdum.Hiç bir zaman geçmişte yaşadığım acılarımı endişe ile birlikte gelecek olan bebeğime yüklemek istemedim.İçimdeki en büyük korkulardan biri buydu.Çok şükür hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren korktuğum duygular beni terketti ve yerine kocaman bir yenilenme bıraktı.Elbetteki geçmişin izleri duruyor,en azından korktuğum kadar değil...

Her zaman yaşadığım acıların,büyük yaranın bir merhemi olacağına inandım.Şimdi hissediyor ve biliyorum ki o günler kapıyı pıt pıtlarla çaldı ve geldi! İçimde kalan yarın kalmış anneliğimi tamamlayacak miniğim.Artık nasıl bir şımarık olacağını tahmin etmek çokda zor değil :) Onu isteyen ve bekleyen kocaman  bir ailesi ve sevenleri var.

Sağlıkla gel benim miniğim! Mutluluk gözyaşlarıyla gel!
Biz senin için hazırız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yol alıyoruz

Çok yol aldık. Şu an yanımda benim yazmamı engellemek için masaya tırmanan bir bıdık var.Bu güzel sebepten yazamıyorum uzun zamandır.Evimizde bir hafta sonu...Bozcaadadan aldığım ada esintisi kahvemi aldım masaya,mutfakta hafta sonu tembelliği ile hazırladığımız atıştırmalıklardan kalma bulaşıklar,yerde ayağıma takılan oyuncaklar...kulağımda neşeli ayaklar çizgi filmine ait diyaloglar. Üzerime doğru tırmanan bebeğimi babasına verdim.”Onu biraz oyalar mısın? Benim kalemimi istiyor.Çekmecede ona ait olanları ver.Hayır! O çekmece değil odasındaki !” Evdeki kaos hiç bu kadar keyifli olmamıştı.Evet bazen söylendiğim zamanlar oluyor ama aslında bu biraz şımarıklık. Kahvemden bir yudum alıp başlıyorum yazmaya...Oğlumla öyle hızlı yol alıyoruz ki günden güne hafta hafta herşey çok hızlı değişiyor.En keyifli zamanlar ise onun bana tepki vermesiyle başladı.Aldığımız yolu cümlelere sığdırmak öyle zor ki kelimeler yeterli gelmiyor.Bazen en basit anlar en gerçek ve en duygusal.Kendime onunla ya...

Küçük beyefendi büyüyor

Ne kadar çok yol aldık bebeğim! Benim küçük erkeğim geliyor! Geçmez dediğim haftalar geçti gitti.Varlığın bana attığın o güzel tekmelerle öyle güzel bir hal aldıki anneciğim! Saatlerce dalıp o güzel tekmelerinle göz yaşlarına boğuluyorum.Şimdiden benim minik arkadaşım oldun annem.Elim karnımda sana herşeyi anlatıyorum,seninle konuşurken öyle güzel tepkiler veriyorsun ki bana.Gözümden yaş süzülüyor o an! İçim eriyor anneciğim sana. Evde “aşkım” dediğimde baban kendisine değil,sana seslendiğimi farkettiğinde hayatımın en büyük aşkının sen olduğunu anladı :) en büyük aşk evlat aşkıymış,evet! Bugün 24 haftalık hamileyim.Küçük erkeğim bize 13. Haftasında gayet net gösterdi erkekliğini :) o güzel boksör pozunu seneler sonra sana göstereceğim! Belki burayada eklerim :) O güzel hallerine aşık olmamak mümkün değil.O suyun içindeki buruşuk hallerin bana biblo gibi geliyor itiraf etmeliyim.

Yıl biterken

Yıl biterken her zaman düşünürüm.Bu yıl bana ne öğretti ? Ne getirdi ? Neler götürdü ? & beni ne kadar büyüttü...Şu geçtiğimiz yıl hayat bana öyle şeyler öğrettiki...insanın kendi tabularını yıkması zor olsada bana duvarlarımı yıkmayı öğretmeyi başardı.Olaylara bakış açımı tamamen değiştirdi.Öncelerde duyduğumda şaşırdığım şeyleri çok normal karşılar oldum mesela,artık hayatta herşey evet olabilir diyorum.Büyük konuşmamak gerek ve hiç birşey için asla dememek gerek.Bunu kendime kural edindim artık.Bu kuralı öğrenmekte çokta geç kalmadığımı düşünmüyorum.Yaş 28 çok geç sayılmaz... Öğredim ki; sabır nasıl güzel birşeymiş.Hayat sana sabrettiğinde mutlaka karşılığını hayallerinden öte,en cömert haliyle veriyormuş.Önemli olan sabırla beklerken isyan etmemeyi ve iyi niyetli olmayı sürdürebilmekmiş. Öğrendim ki; iyi niyet her defasında kazanmakmış.Hırs bana hiç bir zaman yarar sağlamadı.Kimilerine göre farklılık gösterecek bir durum bu...ama bana yaramıyor.Bana iyi gelmiyor.İşte hayatın...