Ana içeriğe atla

Merhaba! Tanışmadık.

2016 da başladığım yazılarıma 2018 de bambaşka bir merhaba demek istiyorum!
İyileşmiş bir psikolojiyle yazmak daha keyifli olacak.

Şimdi merhaba!
Ben Şeyma.Bir cafeye girdiğinizde muhtemelen diğer masalara en uzak oturan kişi ben olcağım.Hayata en duygusal pencereden bakan ,dostlarını yaptığı gaflarla eğlendiren, çiçekli elbiseleri çok seven ,ruj renginden bile vazgeçemeyen ,empati duygusu çok yüksek olan bir duygusal romantik...Tabiki mükemmel değil...Bir anı bir anına uymayan bir dengesiz olduğumu biliyorum.Bunu kabul ediyorum.Her seferinde değiştireceğime söz versemde yine diğer bir anımda bundan vazgeçiyorum.Çağrı benim zor bir insan olduğumu söyler.Bu doğru

(Çağrı için not: “çağrı evliliğimizde bana katlanan taraf sen olduğun için bu evlilikten en karlı çıkan taraf benim sevgilim”:)

Çağrıyla 2014 de evlendik...Bunun öncesinde 6 yıllık bir geçmişimiz var.Çağrı benim lise döneminde okul arkadaşım ama itiraf etmeliyim ki o dönemde ikimizin de birbirimizle arkadaş olacak kadar bile alakamız yoktu.Bu kadar uzak olan iki insanın yolları kesişti ve Çağrı hayatımın merkezi haline geldi...Ona aşık oldum.O benim sadece kocam değil gerçek anlamda herşeyim..En iyi dost gibi onunla herşeyi konuşabilirim.Bazen de bir abi olur bana.İyiki!

Yeniliklere açık bir insan değilim.Garanticiyim,kolay risk almam.Düzenimin değişmesinden hiç hoşlanmam.Evde zaman geçirmeyi çok severim.Evdeki eşyaların yerini kolay kolay değiştirmem.Hadi gel gidiyoruz! Dendiği zaman muhtemelen  “ama ben” ile başlayan cümleler kurarım.Çünkü ani değişim gezmek bile olsa beni yorar.Dünya gezgini olsam her durağımda en az 1 ay kalırdım herhalde :)
Sakinlik dinginlik tam bana göre...En çok gitmek istediğim yer Slovenya (bled göl) orada bir kasabada yaşıyor olmayı çok isterdim.Çağrı birgün beni oraya götüreceğine söz verdi.

Söz konusu anneliğe geldiğinde bu kadar net verecek cevaplarım yok.Her an evde yeni bir düzen hakim olabilir.Hatalar yapabilirim ama hatalardan ders çıkararak ona en iyi şekilde anne olmaya ve her zaman güvende hissedeceğine söz veriyorum.

Mükemmel beyaz filtreli ve altında ‘sonsuza denk mutlu yaşadılar’ fantezi dünyasından uzak,
Günlük hayatımızı,anıları ve aradaki herşeyi yazmak için sabırsızlanıyorum.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yol alıyoruz

Çok yol aldık. Şu an yanımda benim yazmamı engellemek için masaya tırmanan bir bıdık var.Bu güzel sebepten yazamıyorum uzun zamandır.Evimizde bir hafta sonu...Bozcaadadan aldığım ada esintisi kahvemi aldım masaya,mutfakta hafta sonu tembelliği ile hazırladığımız atıştırmalıklardan kalma bulaşıklar,yerde ayağıma takılan oyuncaklar...kulağımda neşeli ayaklar çizgi filmine ait diyaloglar. Üzerime doğru tırmanan bebeğimi babasına verdim.”Onu biraz oyalar mısın? Benim kalemimi istiyor.Çekmecede ona ait olanları ver.Hayır! O çekmece değil odasındaki !” Evdeki kaos hiç bu kadar keyifli olmamıştı.Evet bazen söylendiğim zamanlar oluyor ama aslında bu biraz şımarıklık. Kahvemden bir yudum alıp başlıyorum yazmaya...Oğlumla öyle hızlı yol alıyoruz ki günden güne hafta hafta herşey çok hızlı değişiyor.En keyifli zamanlar ise onun bana tepki vermesiyle başladı.Aldığımız yolu cümlelere sığdırmak öyle zor ki kelimeler yeterli gelmiyor.Bazen en basit anlar en gerçek ve en duygusal.Kendime onunla ya...

Küçük beyefendi büyüyor

Ne kadar çok yol aldık bebeğim! Benim küçük erkeğim geliyor! Geçmez dediğim haftalar geçti gitti.Varlığın bana attığın o güzel tekmelerle öyle güzel bir hal aldıki anneciğim! Saatlerce dalıp o güzel tekmelerinle göz yaşlarına boğuluyorum.Şimdiden benim minik arkadaşım oldun annem.Elim karnımda sana herşeyi anlatıyorum,seninle konuşurken öyle güzel tepkiler veriyorsun ki bana.Gözümden yaş süzülüyor o an! İçim eriyor anneciğim sana. Evde “aşkım” dediğimde baban kendisine değil,sana seslendiğimi farkettiğinde hayatımın en büyük aşkının sen olduğunu anladı :) en büyük aşk evlat aşkıymış,evet! Bugün 24 haftalık hamileyim.Küçük erkeğim bize 13. Haftasında gayet net gösterdi erkekliğini :) o güzel boksör pozunu seneler sonra sana göstereceğim! Belki burayada eklerim :) O güzel hallerine aşık olmamak mümkün değil.O suyun içindeki buruşuk hallerin bana biblo gibi geliyor itiraf etmeliyim.

Yıl biterken

Yıl biterken her zaman düşünürüm.Bu yıl bana ne öğretti ? Ne getirdi ? Neler götürdü ? & beni ne kadar büyüttü...Şu geçtiğimiz yıl hayat bana öyle şeyler öğrettiki...insanın kendi tabularını yıkması zor olsada bana duvarlarımı yıkmayı öğretmeyi başardı.Olaylara bakış açımı tamamen değiştirdi.Öncelerde duyduğumda şaşırdığım şeyleri çok normal karşılar oldum mesela,artık hayatta herşey evet olabilir diyorum.Büyük konuşmamak gerek ve hiç birşey için asla dememek gerek.Bunu kendime kural edindim artık.Bu kuralı öğrenmekte çokta geç kalmadığımı düşünmüyorum.Yaş 28 çok geç sayılmaz... Öğredim ki; sabır nasıl güzel birşeymiş.Hayat sana sabrettiğinde mutlaka karşılığını hayallerinden öte,en cömert haliyle veriyormuş.Önemli olan sabırla beklerken isyan etmemeyi ve iyi niyetli olmayı sürdürebilmekmiş. Öğrendim ki; iyi niyet her defasında kazanmakmış.Hırs bana hiç bir zaman yarar sağlamadı.Kimilerine göre farklılık gösterecek bir durum bu...ama bana yaramıyor.Bana iyi gelmiyor.İşte hayatın...