Ana içeriğe atla

Benim acım...

8 mayıs 2016 anneler günü... Eşimin günler evvel gördüğü rüya...benim belli belirsiz karın sancılarım, gecikmeye başlayan adetim..O sabah eşimin ısrarıyla hastanenin yolunu tuttuk.Ben evde geçtiğimiz aylarda hamilelik testi yapıp hüsrana uğramış biri olarak o testlerin uğursuzluğuna inandım,testi yapsamda birde acaba kanda çıkacak mı stresi eklenecekti üstüne...o sebeple hastanenin yolunu tuttuk.Eşim yanımda olmasa ben çoktan geri dönmüştüm hastanenin merdivenlerinden...”boşver öğrenmeyelim karnım büyüyünce öğreniriz” diye diye kanımı verdim. Sonuçu 1 saat sonra internetten öğrenecektik.Asla evde duramam bekleyemem dedim.Düştük yollara o 1 saat nasıl geçer ya sonuç negatifse ne yaparım! Sonuç ekrana düştü...beta 96 hadi bakalım buyrun! Gebelik var ama değer çok düşük. O andan itibaren tamamen benimseyip kaybetme korkusu sarı verdi içimizi... Benim küçük bebeğim anneler gününde bana verebileceği en güzel hediyeyi verdi.Eşim ve ben dünya yansa umurumuzda değil bir mutlulukla uçuştuk! Tabi aslında ben hiç böyle hayal etmemiştim...kocama nasıl söylerim planları yapmıştım oysa...hayat filmlerdeki gibi ben hamileyim çığlıkları ile yaşanmıyor ne yazık ki. İlk randevumuzda keseyi görmedi doktor.Ikimizde ağlaya ağlaya eve döndük.Benim küçük bebeğimin hikayesi bu kadar değil,sadece henüz minik olduğu için görülmemiş meğer geç döllenme gerçekleşmiş.Siz siz olun beta değeriniz 1500 olmadan doktora gitmeyin çünkü kese görülmüyor. Kimsenin sizi yok kimyasal gebelik,yok dış gebelik hikayeleri ile üzmesine izin vermeyin! Ben hamileliğimi en yakınlarım dışında hiç kimseye söylemedim. Mutluluğumu sadece ailem ile paylaştım. Sosyal medyada asla paylaşmadım.Ona rağmen yanımda,çıktığım ortamlarda kötü gebelik hikayelerinden bahsedenler, aman nazar değer diyenler hep beni buldu. Belkide hiçbiri tesadüf değildi.Beni bugüne hazırlamak içindi,kimbilir...ilk 3 ay düşük ihtimali var kimseye söyleme anayasasına harfiyen uydum.Bana anlatılan hikayeler sayesinde 3 ay boyunca düşük olur diye çok korktum...muhteşem bir doktor edinmişim kendime...beni hep rahatlattı.Ona ilk korkuyorum dediğim de, kötüyü çağırma dedi! Her defasında rahatlamış ayrıldım yanından. 12. Haftadan sonra bebeğim artık kendini saklamıyor ufaktan kendini belli ediyordu.Her geçen hafta içim daha çok bağlanıyor, soranlara evet hamileyim! Diye sırıtıyordum.Ben hamilelikte hic kusmadım.Oglum varlığı boyunca çok sağlıklı ,çok rahat bi hamilelik yaşattı bana.Hersey çok yolundaydı. Bebegimin kilosu, 2li taraması, ben herşey ama herşey iyiydi.Annem,babam canlarım! Eşim pervane!

Onun varlığını öğrendiğim günden itibaren hiç çekmedim elimi onun üstünden,elim karnımda.Her sabah uyandığımda günaydın dedim minik oğluma...kalp atışına vuruldum! İnsana ultrason da gördüğü o küçük eller ne kadar tatlı gelebilir? Ben aşık oldum! Benim pembe dünyamı maviye boyadı küçük adam! Hayaller kurdum onunla! Yüzünü,doğacağı günü onu ilk gördüğüm anı hayal edip edip ağlıyordum,içim içime sığmıyordu! Ben oğluma sadece 3 parça bişey aldım...ilk oyuncağı,patikleri ve tulum.Ona birşeyler almak istediğim de alınır önce sağsalim doğsun dedim, korktum! Hep korkmuştum! Sanki hep hissetmiştim.Ama insan ne kadar hissettim desede konduramiyor ki... 16.hafta... randevumu 1 ay evvel almıştım... Bir gece öncesi çeşmedeydim.Bebegim karnımda, eşimin kolunda! Alaçatı sokaklarında mutlu mutlu geziyoruz...O yaz ilk kez o gün denize girdim.Gece eve döndük...Nasıl heyecanlıyım! Her randevuma sevgilimle buluşacak gibi giyinip süslenip kalbim pırpır gittim! sabah randevu var! Oğlumu görücem! Kocama döndüm dedim ki! Bu randevu arası çok uzun oldu!

BEN OĞLUMU ÇOK ÖZLEDİM.
(Yazarken boğazım düğümleniyor! O düğüm hiç gitmiyor! Oğlumu çok özlüyorum!)

Sabah: 9:15 Arabayı hastane önüne park edicez park yeri yok...Bir adam koyun buraya işiniz uzun mu? Dedi. Hayır. Sadece yarım saat dedim... Sadece yarım saat oğlumu görüp çıkıcaz! Canım kocam elini tuttum yürüdük . Doktora girdim.”Ben hiç yumurta,balik yiyemiyorum. Oğluma iyi bakamıyorum”dedim hemen vitaminler yazdı. Tartıya çıktım. O ay sadece 500 gr almışım . Hiç kilo almamışım ben dedim üzüldüm...doktor o almıştır meraketme dedi.benim karnım ne zaman çok büyüyecek! Dedim...bu ay büyüyecek dedi! Gel şimdi ultrason bak tipini görücez dedi. Ben zaten çok özledim dedim. Ultrason cihazını karnıma tuttu.
Ekrana baktım.
Ekrana baktım.
Doktorun yüzüne baktım.
Eşime baktım.
Ekrana baktım.
Doktora baktım.
Birşey söyle dedim! MALESEF dedi.
Annesiyim ben onun! Annesi! Ekrana baktığımda öldüğünü anlamadım mı sanıyorsunuz!!!!!!
Babası anlamadı mi! Ben anlamadım mı! Anladık!
Kabul edemedik...

Anne karnında ölen bebek...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yol alıyoruz

Çok yol aldık. Şu an yanımda benim yazmamı engellemek için masaya tırmanan bir bıdık var.Bu güzel sebepten yazamıyorum uzun zamandır.Evimizde bir hafta sonu...Bozcaadadan aldığım ada esintisi kahvemi aldım masaya,mutfakta hafta sonu tembelliği ile hazırladığımız atıştırmalıklardan kalma bulaşıklar,yerde ayağıma takılan oyuncaklar...kulağımda neşeli ayaklar çizgi filmine ait diyaloglar. Üzerime doğru tırmanan bebeğimi babasına verdim.”Onu biraz oyalar mısın? Benim kalemimi istiyor.Çekmecede ona ait olanları ver.Hayır! O çekmece değil odasındaki !” Evdeki kaos hiç bu kadar keyifli olmamıştı.Evet bazen söylendiğim zamanlar oluyor ama aslında bu biraz şımarıklık. Kahvemden bir yudum alıp başlıyorum yazmaya...Oğlumla öyle hızlı yol alıyoruz ki günden güne hafta hafta herşey çok hızlı değişiyor.En keyifli zamanlar ise onun bana tepki vermesiyle başladı.Aldığımız yolu cümlelere sığdırmak öyle zor ki kelimeler yeterli gelmiyor.Bazen en basit anlar en gerçek ve en duygusal.Kendime onunla ya...

Küçük beyefendi büyüyor

Ne kadar çok yol aldık bebeğim! Benim küçük erkeğim geliyor! Geçmez dediğim haftalar geçti gitti.Varlığın bana attığın o güzel tekmelerle öyle güzel bir hal aldıki anneciğim! Saatlerce dalıp o güzel tekmelerinle göz yaşlarına boğuluyorum.Şimdiden benim minik arkadaşım oldun annem.Elim karnımda sana herşeyi anlatıyorum,seninle konuşurken öyle güzel tepkiler veriyorsun ki bana.Gözümden yaş süzülüyor o an! İçim eriyor anneciğim sana. Evde “aşkım” dediğimde baban kendisine değil,sana seslendiğimi farkettiğinde hayatımın en büyük aşkının sen olduğunu anladı :) en büyük aşk evlat aşkıymış,evet! Bugün 24 haftalık hamileyim.Küçük erkeğim bize 13. Haftasında gayet net gösterdi erkekliğini :) o güzel boksör pozunu seneler sonra sana göstereceğim! Belki burayada eklerim :) O güzel hallerine aşık olmamak mümkün değil.O suyun içindeki buruşuk hallerin bana biblo gibi geliyor itiraf etmeliyim.

Yıl biterken

Yıl biterken her zaman düşünürüm.Bu yıl bana ne öğretti ? Ne getirdi ? Neler götürdü ? & beni ne kadar büyüttü...Şu geçtiğimiz yıl hayat bana öyle şeyler öğrettiki...insanın kendi tabularını yıkması zor olsada bana duvarlarımı yıkmayı öğretmeyi başardı.Olaylara bakış açımı tamamen değiştirdi.Öncelerde duyduğumda şaşırdığım şeyleri çok normal karşılar oldum mesela,artık hayatta herşey evet olabilir diyorum.Büyük konuşmamak gerek ve hiç birşey için asla dememek gerek.Bunu kendime kural edindim artık.Bu kuralı öğrenmekte çokta geç kalmadığımı düşünmüyorum.Yaş 28 çok geç sayılmaz... Öğredim ki; sabır nasıl güzel birşeymiş.Hayat sana sabrettiğinde mutlaka karşılığını hayallerinden öte,en cömert haliyle veriyormuş.Önemli olan sabırla beklerken isyan etmemeyi ve iyi niyetli olmayı sürdürebilmekmiş. Öğrendim ki; iyi niyet her defasında kazanmakmış.Hırs bana hiç bir zaman yarar sağlamadı.Kimilerine göre farklılık gösterecek bir durum bu...ama bana yaramıyor.Bana iyi gelmiyor.İşte hayatın...