Acılar insanı biraz hızlı büyütür,olgunlaştırırmış...hatta olaylara bakış acısını tamamen değiştiriyor.Mesela ben artık hiçbir şeyin tesadüf olduğuna inanmıyorum.Tıpkı bir ay önce aldığım randevu günü gibi.Her zaman söylendiği gibi her şerde bi hayır vardır.Başıma gelen bu kötü hikayede rabbime binlerce kez şükür ettiğim zamanlar oldu elbetteki.
Insan önce cennette artık bi meleği olduğuna inanarak atlatıyor ilk acıları...
İlk işim ölen,düşen bebekler hakkındaki âyetleri, hadisleri okumak oldu.Okudukça rahatladım, gözyaşlarım daha farklı süzüldü gözlerimden...Bir (alıntıyı) sizinle paylaşmak isterim.
Bir kulun çocuğu öldüğü zaman Allah Teâlâ meleklerine:
- Kulumun çocuğunun ruhunu mu aldınız, buyurur. Melekler:
- Evet, derler. Allah Teâlâ:
- Kulumun gönül meyvesini (ciğerparesini) mi kopardınız,buyurur. Melekler:
- Evet, derler. Allah Teâlâ:
- Peki, kulum ne dedi, buyurur. Melekler:
- Sana hamdetti ve ‘innâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn’ diye istircâda bulundu, derler. Bunun üzerine Allah Teâlâ:
- O halde kulum için cennette bir ev yapın ve adını da “hamd evi”koyun, buyurur.” (Tirmizi, Cenaiz 36)
Rabbimin kapısında her acısının bir karşılığı vardır buna çok inanıyorum.Anne ve babamın, eşimin bu olaydaki en büyük şükrü benim ölmemiş olmamdi.Çünkü ben aylar önce aldığım randevuya, rutin kontrolü farklı bi tarihe almış olsaydım muhtemelen içimde ölen bebeğimin beni zehirlemesi ile hastaneye kaldırılacaktım.Ben doktora gittiğim de bebeğim öleli henüz 1 gün olmuş.
Ne demişler; ben yanarım yavruma, yavrum yanar yavrusuna...
Bu çektiğimiz acıyı Allah düşmanıma vermesin.Eşim ve ben ya doğsaydı doğduğunda ölseydi...ya sağlıksız bi bebek olarak hayatına devam etseydi o zaman onun için çok daha fazla üzülecektik diye avutuyoruz birbirmizi...O gün hastanede doktor benim perişan halde olduğumu görüp,daha evvel böyle bi olayın daha kötüsü yaşamış hastalarını anlattı. Her seferinde rabbime şükür ettim.
Benim acım yerini bebeğimin özlemine bıraktı.Sabrediyorum, isyan etmiyorum ama çok üzülüyorum...
'Innâ lillahi ve inna ileyhi raciûn'
Şüphesiz Allahtan geldik ve yine Allaha döneceğiz'
Insan önce cennette artık bi meleği olduğuna inanarak atlatıyor ilk acıları...
İlk işim ölen,düşen bebekler hakkındaki âyetleri, hadisleri okumak oldu.Okudukça rahatladım, gözyaşlarım daha farklı süzüldü gözlerimden...Bir (alıntıyı) sizinle paylaşmak isterim.
Bir kulun çocuğu öldüğü zaman Allah Teâlâ meleklerine:
- Kulumun çocuğunun ruhunu mu aldınız, buyurur. Melekler:
- Evet, derler. Allah Teâlâ:
- Kulumun gönül meyvesini (ciğerparesini) mi kopardınız,buyurur. Melekler:
- Evet, derler. Allah Teâlâ:
- Peki, kulum ne dedi, buyurur. Melekler:
- Sana hamdetti ve ‘innâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn’ diye istircâda bulundu, derler. Bunun üzerine Allah Teâlâ:
- O halde kulum için cennette bir ev yapın ve adını da “hamd evi”koyun, buyurur.” (Tirmizi, Cenaiz 36)
Rabbimin kapısında her acısının bir karşılığı vardır buna çok inanıyorum.Anne ve babamın, eşimin bu olaydaki en büyük şükrü benim ölmemiş olmamdi.Çünkü ben aylar önce aldığım randevuya, rutin kontrolü farklı bi tarihe almış olsaydım muhtemelen içimde ölen bebeğimin beni zehirlemesi ile hastaneye kaldırılacaktım.Ben doktora gittiğim de bebeğim öleli henüz 1 gün olmuş.
Ne demişler; ben yanarım yavruma, yavrum yanar yavrusuna...
Bu çektiğimiz acıyı Allah düşmanıma vermesin.Eşim ve ben ya doğsaydı doğduğunda ölseydi...ya sağlıksız bi bebek olarak hayatına devam etseydi o zaman onun için çok daha fazla üzülecektik diye avutuyoruz birbirmizi...O gün hastanede doktor benim perişan halde olduğumu görüp,daha evvel böyle bi olayın daha kötüsü yaşamış hastalarını anlattı. Her seferinde rabbime şükür ettim.
Benim acım yerini bebeğimin özlemine bıraktı.Sabrediyorum, isyan etmiyorum ama çok üzülüyorum...
'Innâ lillahi ve inna ileyhi raciûn'
Şüphesiz Allahtan geldik ve yine Allaha döneceğiz'
Yorumlar
Yorum Gönder