Ana içeriğe atla

Maalesef

'MAALESEF' bu kelimeden hayatım boyunca nefret edeceğim.Bebeğimin öldüğünü öğrendim ya! Bir ben bilirim bi Rabbim içimdeki acıyı! O duvarlar bilir çığlıklarımı.
Hayır dedim ölmedi o! Neden oldu? Benim yüzümden! Benim yüzümden! Ben iyi bakamadım ona! Doktor kader dedi.Yicek ekmeği yokmuş...peki ben şimdi naparım onsuz?  Ben yaşayamam ki dedim..."yaşarsın"dedi...yaşıyorum...yaşamaksa...insan hayatı boyunca yaşayamam katlanamam dediği her acıya katlanıyor malesef.Rabbim öyle de bir güç veriyor...O odadan çıktım. Hastaneye yatırılışıma kadar kendi çığlıklarımdan başka ses duymadım. Yatırdılar beni...Kadın doğum ünitesi...o odaya gittim ya koridorlar süslü yeni doğan bebek kapıları...maviler,pembeler...yüzümü kapatıyorum görmemek için.Hıçkıra hıçkıra ağlıyorum.Odamda boş bebek beşiği...ebeler usulca çıkarttılar odadan.Serumu taktılar...ilaç verip bebeğimi düşürecekler...ebenin elini tuttum son kez "ya ölmediyse"dedim...doktoru aradı yanımda,bebeğinin kalbinin durduğuna dair raporu gelmiş  dedi ve ilacı verdi...

Yarım saatliğine diye arabayı parkettiğimiz o hastaneden 2 gün sonra çıktım.

Kucağımda bebeğimle çıkmayı hayal ettiğim o hastanede ölü doğum yaptım.
Aklımı yitirecek kadar çok acı çektim. O ilaçlar...sakinleştiriciler...
Sabaha kadar duyduğum yan odadaki bebek sesleri...
Kocam, ailem perişan...Ben ne kadar annesiysem oda o kadar babası...kocam ve benim yaşadığımız en acı günümüz...
Hastanede sevdiklerimle doldu taştı...Onlara baktıkça içimden,buraya gelişinizi ben böyle  hayal etmemiştim dedim...Hastaneden çıkana kadar yüzümü elimle kapattım.Hemsire yaklaşıp,sen utanılacak bişey yapmadın dedi.Nafile insanların hepsi bana açıyormuş,hepsi bebeğimin öldüğünü biliyordu sanki.Ben öyle hissediyordum.
Buraya daha fazlasını yazmak istemediğim o kadar acım var ki!
Arabaya bindim karnım boş,elim boş...elimde bi mendil cama kafamı yasladım eve döndüm.Kafamda hep aynı görüntü ve "Maalesef"
Bebeğimin başucumda sakladığım,aldığım ilk oyuncağını şimdi biz nasıl kaldırıcaz?
Kaldırmadık.Şuan onunla uyuyorum. Bebeğimi,meleğimi asla unutamam ki.
Benim artık bir meleğim var.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yol alıyoruz

Çok yol aldık. Şu an yanımda benim yazmamı engellemek için masaya tırmanan bir bıdık var.Bu güzel sebepten yazamıyorum uzun zamandır.Evimizde bir hafta sonu...Bozcaadadan aldığım ada esintisi kahvemi aldım masaya,mutfakta hafta sonu tembelliği ile hazırladığımız atıştırmalıklardan kalma bulaşıklar,yerde ayağıma takılan oyuncaklar...kulağımda neşeli ayaklar çizgi filmine ait diyaloglar. Üzerime doğru tırmanan bebeğimi babasına verdim.”Onu biraz oyalar mısın? Benim kalemimi istiyor.Çekmecede ona ait olanları ver.Hayır! O çekmece değil odasındaki !” Evdeki kaos hiç bu kadar keyifli olmamıştı.Evet bazen söylendiğim zamanlar oluyor ama aslında bu biraz şımarıklık. Kahvemden bir yudum alıp başlıyorum yazmaya...Oğlumla öyle hızlı yol alıyoruz ki günden güne hafta hafta herşey çok hızlı değişiyor.En keyifli zamanlar ise onun bana tepki vermesiyle başladı.Aldığımız yolu cümlelere sığdırmak öyle zor ki kelimeler yeterli gelmiyor.Bazen en basit anlar en gerçek ve en duygusal.Kendime onunla ya...

Küçük beyefendi büyüyor

Ne kadar çok yol aldık bebeğim! Benim küçük erkeğim geliyor! Geçmez dediğim haftalar geçti gitti.Varlığın bana attığın o güzel tekmelerle öyle güzel bir hal aldıki anneciğim! Saatlerce dalıp o güzel tekmelerinle göz yaşlarına boğuluyorum.Şimdiden benim minik arkadaşım oldun annem.Elim karnımda sana herşeyi anlatıyorum,seninle konuşurken öyle güzel tepkiler veriyorsun ki bana.Gözümden yaş süzülüyor o an! İçim eriyor anneciğim sana. Evde “aşkım” dediğimde baban kendisine değil,sana seslendiğimi farkettiğinde hayatımın en büyük aşkının sen olduğunu anladı :) en büyük aşk evlat aşkıymış,evet! Bugün 24 haftalık hamileyim.Küçük erkeğim bize 13. Haftasında gayet net gösterdi erkekliğini :) o güzel boksör pozunu seneler sonra sana göstereceğim! Belki burayada eklerim :) O güzel hallerine aşık olmamak mümkün değil.O suyun içindeki buruşuk hallerin bana biblo gibi geliyor itiraf etmeliyim.

Yıl biterken

Yıl biterken her zaman düşünürüm.Bu yıl bana ne öğretti ? Ne getirdi ? Neler götürdü ? & beni ne kadar büyüttü...Şu geçtiğimiz yıl hayat bana öyle şeyler öğrettiki...insanın kendi tabularını yıkması zor olsada bana duvarlarımı yıkmayı öğretmeyi başardı.Olaylara bakış açımı tamamen değiştirdi.Öncelerde duyduğumda şaşırdığım şeyleri çok normal karşılar oldum mesela,artık hayatta herşey evet olabilir diyorum.Büyük konuşmamak gerek ve hiç birşey için asla dememek gerek.Bunu kendime kural edindim artık.Bu kuralı öğrenmekte çokta geç kalmadığımı düşünmüyorum.Yaş 28 çok geç sayılmaz... Öğredim ki; sabır nasıl güzel birşeymiş.Hayat sana sabrettiğinde mutlaka karşılığını hayallerinden öte,en cömert haliyle veriyormuş.Önemli olan sabırla beklerken isyan etmemeyi ve iyi niyetli olmayı sürdürebilmekmiş. Öğrendim ki; iyi niyet her defasında kazanmakmış.Hırs bana hiç bir zaman yarar sağlamadı.Kimilerine göre farklılık gösterecek bir durum bu...ama bana yaramıyor.Bana iyi gelmiyor.İşte hayatın...